Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

29.06.2003

 

 

 

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SEMİNER NOTLARI

Hazırlayan: İrfan YILMAZ

 

EĞİTİMİN GÜCÜ

Ülkelerin yapacağı yatırımların en önemlisi, insana yapılan yatırımlardır. Bunun içerisinde de eğitim yatırımları önemli bir yere sahiptir. Eğitim yatırımları insana yapılan yatırımların merkezindedir.

Bir sistem ne kadar mükemmel olursa olsun, sistemin işlemesini sağlayan insanlardan bazıları vasıfsızsa, düşünme yeteneğinden mahrumsa, ileri görüşlü değilse, hep kendini düşünürse, düzenbaz bir insansa  o sistemin düzgün işlemesi beklenemez.

Eğitim insanlığın doğuşuyla başlamış ve yaşam devam ettiği sürece de var olacaktır. Eğitimin yeri ve zamanı yoktur. Yaşamın olduğu her yerde eğitim vardır. Bu nedenle eğitim her yerde karşımıza çıkmaktadır. Eğitim ailededir, sokaktadır, bakkaldadır, okuldadır, tarladadır... 

  

           İyi bir eğitim hayat standardını yükseltir ve çeşitli olaylar arasındaki gerçekleri, bağlantıları ve ilkeleri görmek ve anlamak becerisini kazandırır. İyi bir eğitim aynı zamanda kişide yeni ilgi alanlarının gelişmesine yardım ederek hayatı daha zevkli ve ilginç kılar.

Eğitim insanın bilerek düşünce üretmesine ve yaratıcılığa yönelmesine imkan verir. İnsanın kafasındaki kalıpları kırmasına ve dünyaya daha esnek ve geniş açıdan bakmasına imkan verir.

Çocuklarımızın bir meslek sahibi olması, kendine güvenen, kendisi ile gurur duyan, insanları seven, kendi ayakları üzerinde durabilen, ne olduğunu ne olabileceğini bilen, davranışları ve sözlerinde tutarlı, sağlık ve mutlu birer birey olmaları eğitimle gerçekleşir.

 

Daha güçlü bir birey daha güçlü bir toplum için eğitimin değiştirme ve geliştirme gücüne inanmalıyız. Eğitimdir ki bireyleri ve toplumları huzura ve refaha ulaştırır yada sefalete sürükler bireysel ve toplumsal çöküntüye neden olur. Bu yüzden  bireye ve topluma yön verecek yegane güç eğitimdir

Çocuklarımız sağlıklı doğabilir; fakat eğitimli olarak doğmaz. Bio-fizyolojik arazlar, ilaçlarla, ameliyatla ve fizik tedavi gibi önlemlerle nispeten kısa zamanda önlenebilir; fakat bireylerde davranış değiştirme, süreci güçtür ve zaman alır. Bu sürecin aksaması ülke çapında büyük sorunlar doğurur.

 Büyük önderimiz M. Kemal ATATÜRK “ Eğitim işlerinde behemehal (mutlaka) muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu suretle olur.”*( Atatürk  Diyor ki, sayfa 75, Milli Eğitim Basımevi İst. 1980) derken eğitimin gücüne işaret etmiştir.

Namık KEMAL de her yerde olduğu gibi bizde de her çeşit felaketin kaynağı eğitimsizliktir. Diyerek eğitimin ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. ( Türk Eğitim Tarihi,Prof. Dr.Yahya AKYÜZ, A. Ü. E.B. F. Yayınları, Ankara  1989. s. 216)

Milletlerin elindeki en güçlü silah eğitimdir. Bu gücün farkında olan ülkeler eğitime gereken önemi vererek çağımızın en güçlü ülkeleri olmuşlardır. Eğitimin büyük önem kazandığı ülkelerden Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İsviçre, Japonya,İsrail  vb ülkeler günümüzün güçlü devletlerindendir.

Günümüz İsviçre’sinde, belediye otobüslerine binerken, size bilet soran veya bilet alıp almadığınızı sürekli kontrol eden bir görevli bulamazsınız. İsviçreliler aldıkları eğitim neticesinde edindikleri davranışlar sonucu, biletlerini alarak belediye otobüslerine binmektedirler.

Yine bu ülkelerde, komşum işten geldi yorgundur, dinlenmesi gerekir düşüncesiyle akşam saat 9-10 dan sonra yüksek sesle konuşulmaz, müzik ve televizyon dinlenmez, gürültü yapılmaz.

Eğitimin büyük önem kazandığı bu ülkelerde insanlar trafik kurallarını ihlal etmezler. Ehliyet almak isteyen bir insan en az 6 aylık bir eğitimden geçirilir. Netice trafik kazalarında binlerce insanını kaybetmedikleri gibi trilyonlarca maddi zarara da uğramazlar.

Evlerinde, işyerlerinde meydana gelen atıkları sınıflandırarak, uygun çöplere atarlar. Daha sonra bunları değerlendirilerek ekonomilerine kazandırdıkları gibi çevre kirliliğini de önlerler.

Cadde ve sokaklar temizdir. Çünkü insanlar ellerindeki eşyaları ve atıkları rast gele atmazlar.

Bütün bunlar eğitimin bir sonucudur.

Ülkemizin ve milletimizin geleceği adına; eğitim ordumuzun birer neferi olarak, üstlenmiş olduğumuz görev ve sorumluluk oldukça önemli ve zor.

Yurdun her köşesinde, nerede olursak olalım, bizler üzerimize düşen bu kutsal ve zor  görevi tam manası ile yapmak mecburiyetindeyiz.

Bu uğurda, dikkat etmemiz gereken en önemli nokta; giyimimizle, konuşmamızla davranışlarımızla, öğrencilerimize ve yaşadığımız yöre insanına ilham kaynağı olmaktır.

Bizim eğitim neferi olarak  dikkat edeceğimiz şeyden birisi de ; kendimizi bir eğitimci bir uzman gibi yetiştirmemizdir. Bunun içinde kendi branşımız ve eğitimle ilgili yayınları takip etmek ve kendi koşullarımıza uyarlamamız gerekmektedir.

Birer eğitimci olarak, öğrencilerimizi her yönü ile tanıyarak ilmek ilmek işlemeliyiz. Bize bu konuda yardım edecek alanda; Psikolojik Danışma ve Rehberliktir.

 

Eğitim, eğitim diyoruz! O halde eğitim nedir?

 

Eğitim: Kişinin zihni, bedeni, duygusal toplumsal yeteneklerinin, davranışlarının istenilen doğrultuda geliştirilmesi, ya da ona bir takım amaçlara dönük yeni yetenekler, davranışlar, bilgiler kazandırılması yolundaki çalışmaların tümüdür. Yaygın eğitim de denir.

Eğitim hayat boyu sürer, planlı ya da tesadüfü olabilir.

 

Öğretim: Donanımlı ve düzenli olarak genellikle okullarda öğretmenler tarafından, öğrencilere, araç gereç kullanılarak bilgi aktarılması ve öğretilmesi çalışmalarının tümüdür. Başka bir deyişle öğretim, öğrenimin sağlanabilmesi  için girişilen düzenli,donanımlı, planlı çabaların tümüdür. Örgün eğitim de denir.

 

Uygurları son zamanlarında yazılan ve Turfan’ da bulunan bir dergide bilginin değeri şöyle anlatlıyor:

   

 

( Türk Eğitim Tarihi,Prof. Dr.Yahya AKYÜZ, A. Ü. E.B. F. Yayınları, Ankara  1989. s. 15)

      

 Besni' de Eğitim

Sayfalarına

Giriş

 

Copyright © 2002 İrfan Yılmaz. All rights reserved.Tüm hakları saklıdır.
Webmaster : İrfan Yılmaz/Besni

Son Güncelleme Tarihi:30.06.2003
800x600 çözünürlükte siteyi en iyi görüntülersiniz.